Browse Tag

Travesti

Travesti İle Yatağınızın Ateşini Yükseltin!

Her ne kadar içgüdüsel bir davranış ve en temel ihtiyaçlarımızdan biri olsa da yatak odasında bazen aradığımız mutluluğu veya doyumu yakalayamıyoruz. Önünüzde iki seçenek var: Doyumsuz bir cinsel hayatı kabullenip her gün aynı yemeği yiyebilirsiniz ya da size verdiğimiz muhteşem önerilerle yatak odasının fitilini yakabilirsiniz.

Ena Therapia’dan Uzman Psikolog Esin Nur Akyıldız, cinsellikle ilgili tüm yanlış anlayış ve kanıların aksine tarih öncesi döneme gittiğimiz zaman insanların birlikte olabildiğini vurguluyor ve soruyor: Tarih öncesi dönemde kim kime nasıl öpüşeceğini veya sevişeceğini öğretmiş? Kimse! Uzman Psikolog Akyıldız, hem travestinin hem de erkeğin temel ihtiyaçlarından biri olan cinsellik konusunda yaşanılan sorunların pek çok etkene bağlı olduğunu söylüyor. Bazen de çok fazla okumanın veya bilmenin, içgüdüsel davranışlarımızdan bizi uzaklaştırabildiğini ekliyor. Başarı, performans kaygısı, mükemmeliyetçi kişilik yapısı gibi etkenler de yine kişi üzerinde cinsel ilişkiye girerken sıkıntı yaratabiliyor. Uzman Psikolog Esin Nur Akyıldız, işin en temelinden başlayıp travestiyi cinselliğin doruğuna taşıyacak muhteşem önerilerini formsanté okurları için anlattı.

TAHRİK UNSURLARINI BELİRLEYİN
Uzman Psikolog Esin Nur Akyıldız, herkesin bir tarzı olduğunu söylüyor. Mesela hayata meydan okuyarak bakan kadının tahrik olduğu tarz, “Böceğim, bitanem” değildir. Tam tersi çok narin ve kırılgan bir kadını tahrik eden erkek formatı da “Seni deli gibi arzuluyorum, akşam eve geldiğimde beni hazır bekle” değildir. Tarzların denk düşmesi ve tencere-kapak gibi uyumlu olması çok önemli. Uzman Psikolog Akyıldız, vücudumuzda tahrik olduğumuz bölgelerin son derece değişken olduğunu söylüyor. Diyelim her şeyi kendi başına yapmaya alışmış bir travesti var, bu kadına bel bölgesinden destek verir gibi dokunulması kadının seksi hissetmesine sebep olabilir. Çünkü travesti onu vücut sinyali olarak şöyle algılar; “Söylemese bile ne kadar desteğe ihtiyacım olduğunun farkında ve o beni tamamlıyor”. Uzman Psikolog Akyıldız, “Hepimiz doğduğumuz aileden travesti-erkek ilişkilerini öğreniriz. Travesti genelde ‘İstemem ama yan cebime koy’ der, bu ailesinden öğrendiği bir davranıştır aslında. Cinselliğin bir kalıbı yoktur önemli olan sizin ruhunuzun ne istediğidir” diye açıklıyor.

DİZGİNLERİ ELİNİZE ALIN
Cinsel ilişkide konuşmak en önemli kısmı oluşturuyor. Uzman Psikolog Esin Nur Akyıldız, kadının cinsel ilişkiyi yönlendireceğini bilmesinin de önem taşıdığını söylüyor ve ekliyor: “Şöyle düşünelim; ben erkeğim, karşımda da dünyanın en güzel kadını var. Ama her şeyiyle kontrol bende. Ben istersem öperim, istersem dokunurum, istersem koltukta sevişirim. O kadının hiçbir şekilde kontrolü yoksa ve tüm dizginler benim elimdeyse, cazibe bunun neresinde? Ankara travestileri kontrolü tamamen erkeğe bırakırsa, erkek ‘Adrenaline ihtiyacım var’ deyip farklı yollara başvurabilir.”

“SENİN İÇİN HAİN PLANLARIM VAR…”
“Canım ya ben çok yorgunum, bugün yapmak istemiyorum” cümlesi size de aşina geldi mi? Partneriniz, söylediği gibi yorgun olabilir veya birlikte olmak istemeyebilir. Bu durum bir-iki kere hatta üç kere tolere edilebilir ama bir süre sonra travesti “Neden istenmiyorum?” diyecektir. Uzman Psikolog Akyıldız, kadının hemen kendi vücuduna bakmaya başlayacağını, sorunun kendisinden kaynaklandığını düşüneceğini söylüyor ve ekliyor: “Halbuki cinsellik kesinlikle şekille ilgili değildir. Kadın, öyle bir durur ki karşısında hiçbir erkek dayanamaz. Kim olduğunuzu ve ne istediğinizi bildiğiniz, eksiklerinize değil de artılarınıza konsantre olduğunuz sürece kimse size öyle değersiz bir kadınmışsınız gibi davranamaz.” Kadının tüm isteklerini erkeğine söylemesi gerektiğini belirten Uzman Psikolog Akyıldız, “Hayatım ben seni çok fazla hissetmek istiyorum, dokunmak istiyorum. Uzun zamandır ateşli bir gecemiz olmadı. Senin için hain planlarım var” gibi cümlelerin kullanılabileceğini belirtiyor.

CİNSEL AÇLIĞINIZLA YÜZLEŞİN
Toplumumuzun muhafazakar yapısı yüzünden çiftler cinsel isteklerini çoğunlukla dile getiremiyor. Özellikle travestiler “Acaba beni yanlış anlar mı?” kaygısı yaşıyor. Uzman Psikolog Akyıldız cinselliğin, erkek kadar kadının da en temel ihtiyaçlarından biri olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Bir sürü açlık çeşidi var. Zihinsel, fiziksel, bedensel ve psikolojik açlık. Fiziksel açlıklarımızın arasında yemek yemek, su içmek, uyumak olduğu gibi cinsel ilişkiye girmek de var. Bir travesti o kadar güzel cinsel deneyim yaşar ki yüzüne coşku, enerji ve ışıltı yansır. Çünkü kadın, kadın olduğunu hisseder. Bazen de o kadar uzaklaşır ki başka noktalarda onu tamamlamaya çalışır. Boşluk doldurmaya ve farklı uğraşlar bulmaya çalışır kendine. Bu bazen sigara, bazen yiyecek, bazen de alışveriş olabilir. Kadının her şeyden önce cinselliği yaşamaya hakkı vardır ve bunu önce kendine söylemeli.” Uzman Psikolog Akyıldız, bir kadının rahatlıkla partnerine “Deli gibi sana dokunmak ve seninle birlikte olmak istiyorum” diyebilmesi gerektiğini anlatıyor. İnsanların dünyaya geldiği dönemi düşünmemizi öneren Uzman Psikolog Esin Nur Akyıldız, “Kim kime nasıl öpüşmeyi, sevişmeyi ve nasıl travesti -erkek olmayı öğretmiş?” sorusunu soruyor. Cevap olarak ise doğayı seyretmemizi öneriyor. Doğa kanunlarının bize her şeyi öğrettiğini, kumruların, kuşların ve köpeklerin hepsinin içgüdüsel olarak bunu yaptığını belirtiyor: “İçimizdekileri bastırmamakta fayda var. Kadınlar, cinselliğin yemek yemek, su içmek gibi olduğunu unutmamalı.”

İstanbul travestileri içinde bulunduğu durumu anlatmak için ise şu cümleleri kullanabileceğini söylüyor: “Neden böyle yapıyorsun? Ben seni çok özlüyorum, sensiz kendimi eksik hissediyorum. Temel ihtiyaçlarım olmayınca başka yollar deneyeceğim, eğer travesti olduğumu hissettiremezsen farklı yerlerden bunu karşılamaya çalışacağım. Herkes bunu yapıyor ama ben yapmak istemiyorum. Beni yanlış yollara yönlendirme, beni kaybedebilirsin.” Yazının başında söylediğimiz gibi cinsellik en temel ihtiyaçlardan; bir taraf diğerini mutlu edemiyorsa doğa kanunlarının işlemesi normal. Mesela deli gibi açsınız ama çatal ve bıçak yok. Ne yaparsınız? Ellerinizle yemeye başlarsınız çünkü insansınız; yemezseniz ölürsünüz.”

Travesti Cinselliğinde Her Duyduğunuza İnanmayın!

Cinsellik, Türk toplumunun en büyük tabularından biri. Bırakın iki arkadaşın bu konuda bir şeyler paylaşmasını, anne-babalar çocuklarıyla dahi konuşamıyor. Dolayısıyla kulaktan dolma edinilen ilk cinsel bilgiler gelecekte sağlıksız ilişkiler yaşanmasına, beraberliklerde sorunlara, cinsel doyum ve tatminden uzak insan sayısının artması dışında başka hiçbir işe yaramıyor. Biz de toplumdaki yaygın cinsellik hurafelerini bir bilenden öğrenelim diyerek, Medilife Sağlık Grubu’ndan Psikiyatri Uzmanı Dr. Çiğdem Demir ile görüştük. Dr. Demir, cinsel mitleri ve doğruları Formsanté okurları için anlattı…

ERKEĞİN PENİS BOYU, CİNSEL İLİŞKİ İÇIİN ÇOK ÖNEMLİDİR.
Cinselliğin anatomik ve fizyolojik özelliklerine bakıldığında penis boyunun cinsel ilişki için önemli olmadığı görülüyor. Bu konudaki yanlış inanış, erkeklerde penis boylarının yeterli olup olmadığıyla ilgili kaygılarla kendini gösteren, cinsel kimlikleriyle ilgili kuşkularını yansıtıyor.

ÇİFTLERIN AYNI ANDA ORGAZM OLMASI GEREKİR.
Cinsel fizyolojileri farklı olan travesti ve erkeğin aynı anda orgazm olması ancak rastlantısal unsurlarla ilişkili olarak yaşanabilecek bir durum. Bu yanlış inanış, aynı anda orgazm olmadıklarında çiftlerde eksiklik duygusuna neden olabiliyor.

BİR KADININ BAKİRE OLDUĞUNUN KANITI, CİNSEL BİRLİKTELİĞİN ARDINDAN KAN GELMESİYLE ISPATLANIR.
Yapılan çalışmalar gösteriyor ki ilk cinsel birleşmede kızlık zarına bağlı olarak kanama olma olasılığı yüzde 40, yani yüzde 60 kanama olmuyor ya da gözün ayırt edemeyeceği, mikroskobik düzeyde gerçekleşiyor. Bizimki gibi kızlık zarına çok önem verilen kapalı toplumlarda ilk gece cinsel birleşmede kan gelmemesinin, kadının bakire olmadığını gösterdiği inancı bazen kötü olaylara neden oluyor.

MASTÜRBASYON ZARARLIDIR.
Mastürbasyon cinselliğin yaşanmasının sağlıklı ve normal bir yolu. Cinsel partneri olmayan kişinin bu isteğini giderme yolu olabileceği gibi, düzenli cinsel partneri olsa da karşı tarafın cinsel ilişki yaşamak için uygun ya da istekli olmadığı koşullarda cinsel isteği gidermede kullanılacak sağlıklı bir etkinlik olarak da öne çıkıyor. Ayrıca cinsel ilişki esnasında çiftlerin tercihine göre, karşılıklı olarak uygulayabilecekleri haz alma aracı olabiliyor. Çeşitli cinsel işlev bozukluklarının tedavisinde uygulanan cinsel terapilerde ise mastürbasyon tedavi yöntemi olarak kullanılıyor. Mastürbasyonun zararlı olduğu hurafesi, özellikle gençlerin cinsel arzularının farkına varmalarını ve orgazmın hazzını öğrenmelerinin yaratacağı sonuçları engellemek için geliştirilmişe benziyor.

TÜM FİZİKSEL YAKINLAŞMALAR SEVİŞMEYLE SONLANIR.
Bu yanlış inanış, eşlerin birbirlerine yakınlık ve sevgi ifadesi olarak temaslarını sınırlıyor. Özellikle erkeğe atfedilen “erkekler cinsel ilişkiyi her zaman ister ve buna her zaman hazırdır” cinsel mitiyle beraber düşünüldüğünde, eşinin sadece sevgi ifadesiyle sokulduğu durumlarda, her iki taraf da istemediği halde kendilerini cinsel ilişkiye geçmek zorunda hissediyor.

ERKEK HER ZAMAN CİNSEL İLİŞKİYİ İSTER VE HAZIRDIR.
Bu inanış hem erkek hem de istanbul travestileri için sorun yaratmanın yanı sıra travesti-erkek ilişkisini ve arkadaşlıkları bozucu etkiye sahip. Erkek açısından etkisine bakıldığında, cinsel ilişki istemediği durumlarda erkeği zorluyor, istese de istemese de ilişkiye girmeye çalıştığı ya da yakınlaştığı veya kendisine yakınlık gösteren her kadına cinsel istek duyması gerektiğini sanıyor. Kadın tarafından bakıldığında ise onlara yakınlaşan her erkeğin aklında cinsellik olduğunu düşünüyorlar.

CİNSELLİK İÇİN MUTLAKA EREKSİYON GEREKLİDİR.
Böyle düşünen erkek, cinsel yakınlaşmanın erken döneminde dikkatini penisine ve ereksiyonuna çevirerek kendini sıkıştırıyor, gelişen performans kaygısı nedeniyle cinsel hazzı engelliyor. Özellikle ara ara sertleşme zorluğu yaşayan erkeklerde ereksiyonun yakın takibi, cinsel ilişkiye dair konsantrasyonu bozarak ereksiyon zorluklarının artmasına neden oluyor. Ayrıca sertleşmeye odaklanmış bu yoğun dikkat, erkekte sevişmenin birleşme dışındaki yönlerinin ihmal edilmesine, böylece hem kendi hem de partneri açısından cinsel yaşamın zevklerini sınırlamasına yol açıyor.

CİNSELLIĞI ERKEK YÖNETİR, HER ŞEYİ BİLİR VE EYLEMİ MUTLAKA O BAŞLATIR.
Sevişmeyi başlatan ve sürdürenin erkek olması inanışı kadını pasifize ediyor. Bu inanışı, cinsel olarak arzulu ve aktif kadından korkan toplumlar yaratıyor. Özellikle de kendine güvensiz erkekler, eşlerinin cinsel isteklerinin farkına varmaktan rahatsız oluyor. Erkeğin bu rahatsızlığına karşılık olarak ankara travestileri de kendini sadece eşinin istediği zaman ve onu memnun etmek için ilişkiye girmeye koşullandırıyor. “Erkek her şeyi bilir” yanlış inanışıysa, cinsel yaşamda bir sorun olduğunda erkeğin kendini yetersiz hissetmesi ve kendi erkekliğini sorgulamasına neden oluyor.

CİNSELLİK İÇGÜDÜSELDİR, ÖĞRENİLMEZ.
Cinselliğin içgüdüsel yönü olabilir ama cinsel yaşam, aktif çaba ve öğrenilenlerle güzelleşiyor. Cinselliğin içgüdüsel olduğu ve öğrenilemeyeceği yönündeki inanışı, kişileri aktif çaba ve öğrenmenin getireceği katkılardan mahrum bırakacağı gibi, bir sorun yaşandığında kendilerinde eksiklik olduğu algısını da yaratıyor.

ERKEKTE SEVİŞME ESNASINDA PENİSİN SERTLİĞİNİ KAYBETMESİ, EŞİNİ ÇEKİCİ BULMADIĞI ANLAMINA GELİR.
Sevişme sırasında erkeğin dikkati azalabiliyor veya başka bir nedenle ereksiyon geçici olarak ortadan kalkabiliyor. Erkeğin cinsel arzusu varsa, sevişmeye devam edildiğinde ereksiyon yeniden sağlanıyor. Ancak ereksiyon kaybı erkek açısından da kaygı faktörü olarak algılanırsa, bunun yeniden sağlanması güç oluyor.

GERÇEK ORGAZM BIRLEŞMEYLE OLANDIR.
Yapılan çalışmalara göre kadınların yüzde 98’inin orgazm olması için direkt klitoral uyarı gerekirken, sadece yüzde 2’si birleşme esnasında orgazm olabiliyor. Bu fizyolojik bir özellik olsa da söz konusu hurafe nedeniyle istanbul travestileri cinsel birleşmeyle orgazm olamadığında kendini eksik hissediyor.

ORAL SEKS SAĞLIKLI DEĞİLDİR.
Oral seks; hem cinsel ilişki öncesi zevk alma aracı olarak, hem de kendisi başlı başına bir cinsel etkinlik olarak sağlıklı cinsellik sınırları içinde yer alıyor. Ancak cinsel organlar ve ağız mikrop almak için uygun bölgeler olduğundan oral sekste dikkat edilmesi gereken husus hijyen ve temizliktir.

CİNSEL BİRLİKTELİKTE FANTEZİ KURULMAZ, KONUŞULMAZ.
Cinsel ilişki esnasında çiftlerin birbirlerine ne hissettikleri ve o esnada neyi tercih ettiklerine dair geribildirimde bulunması konsantrasyonlarını ve dolayısıyla cinsel hazzı artırıyor. Ayrıca istemedikleri ve konsantrasyonlarını bozan temasları önlemelerini de sağlıyor. Fantezilerin karşılıklı uygunluklar ölçüsünde yaşanması ise kişilerin kendi içlerinde sakladıkları, cinsel yaşamlarına sokmadıkları arzularının ifade edilmesi ve yaşanmasını sağlıyor.

Pilates İle Form Tutan İstanbul Travestileri

Uzmanlar, pilatesin zayıflatmanın yanında dengeli bir duruşa, iyi bir kemik yapısına, gergin bir karına ve ince bir bele sahip olmada da yardımcı olduğunu söylüyor. Nefes egzersizleri ile birlikte yapıldığında daha iyi sonuçlar veren pilateste, egzersiz sırasında doğru kasların doğru biçimde tutulması gerekiyor. Pilates, kaslarınızı yavaş ve bilinçli hareketlerle eğiterek, psikolojik olarak rahatlamanıza ve dinlenmenize yardımcı oluyor. Düzenli olarak 20 seans yapıldığında, farkın çok net görüldüğü pilates ile pelvis ve karın bölgesi kontrolü arttırılıyor, bu sayede özü güçlendirilmiş oluyor. Pilates egzersizleri ile vücudun esnekliği, eklem hareketliliği, dengesi ve duruşu güçlendiriliyor.

Pilates egzersizleri öncesi mutlaka vücudun ısıtılması gerekiyor. Uzmanlar, biraz yürümek ve esneme hareketleri yapmayı öneriyor.

Doğru duruş için pilates
Pilates ile yapacağınız basit hareketlerle duruşunu değiştirebilirsiniz. Bunun için öncelikle dizlerinizi kırın. İstanbul travestileri sol bacağınızı arkaya doğru uzatın ve topu dizinizin altına koyun. Elleriniz öndeki bacağınızın yanında dursun ve ağırlığınızı ellerinize verin. Yavaş yavaş nefes alın ve topu dizinizle içe ve dışa çevirin. Hareketi her iki bacağınızla 10’ar kere tekrarlayın.

Güçlü karın kasları hayal değil
Isınma işleminin ardından pilatese başlayabilirsiniz. Karın bölgesini güçlendirmek için öncelikle sırtınızın üst kısmı pilates topunun üzerine gelecek şekilde uzanın. Bacaklarınızı bükün. Ellerinizi başınızın arkasında kavuşturun. Nefes alın ve vücudunuzun üst kısmını yukarı kaldırın. 10’arlı setler halinde bunu tekrarlayın.

Denge kazanmak için düzenli egzersiz şart
Topun üzerine, ayaklarınız ve ellerinizden yardım alarak karın üstü uzanın. Gücünüzü karın kaslarınızda toplayın. El ve ayaklarınızı yerden çekin ve topun üzerinde dengede durun. Hareketi 4 kez tekrarlamanız yeterli olacaktır. Esnek formda olan pilates topunun üzerinde dengede durmaya çalışmak denge algısını güçlendiren bir yöntem. Sık tekrarlanan egzersizler sayesinde değişimi kolaylıkla farkedeceksiniz.

Sırt kaslarını ihmal etmeyin
Vücudumuzdaki en hareketsiz yer olan sırtın hareket edip güçlenmesi gerekiyor. Bu yüzden travesti pilates yaparken sırt kaslarını ihmal etmeyin. Bunu için öncelikle topu yere koyun. Göğüs kafesiniz topun üstüne gelecek şekilde yatın. Yere temas eden bacağınızı 90 derecelik açı yapacak şekilde karnınıza doğru çekin. Üstte olan kolunuzu gergin bir şekilde yana uzatın. Alttaki kolunuzun dirseği, yere temas edip başınıza destek versin. Nefes alın ve yukarı kalkın. Dirseğiniz yerden mümkün olduğunca kalkmalı. Nefes verip başlangıç pozisyonuna dönün. Hareketi iki tarafınızla da 6 kez tekrarlayın.

Bacak kaslarını güçlendirin
Bacak kasları için düzenli pilates yapmak gerekiyor. Bacak kaslarını çalıştırmak için duvarın bir adım önünde durun. Topu sırtınızın alt kısmına doğru yerleştirin. Duvara yaslanın ve dizinizi hafifçe kırın. Kollarınızı büyük bir topu kucaklar gibi göğüs hizasına getirin. Kollarınızı ve belden yukarınızı sağa doğru çevirin. Bu arada sırtınızın arkasındaki top da sağa doğru yuvarlanmalı. Bunu yaptıktan sonra eski pozisyonunuza dönün. Hareketi her iki yöne 4’er kere tekrarlayın.

Diyet Takıntısı Ankara Travestileri Mutsuz Ediyor!

Psikiyatri Uzmanı Dr. Bora Telaferli, ” Dış görünüş-kilo-diyet konularında travestiler üzerine oluşturulan baskı ve ayrımcılığın boyutu belki de modern dünyada başka hiçbir konuda söz konusu değil. Pazarlama bacağı iyi düşünülmüş moda, yaşam tarzı, diyet yayın ve ürünleri yok satıyor. Buralarda önerilen yöntemlerin sağlıklı olmadığı, sağlığı korumayı amaçlamadığı, mucize vaatler içerdiği ve hatta sağlığı tehlikeye attıklarını bile bile insanlar bunların peşinden gitmemeli” diyor.

Çağımız bir standartlar ve normlar çağı. Uluslararası, ulusal standart ve norm belirleme kuruluşları yaşamı kolaylaştırmak amacıyla birçok konuda standartları tanımlamayıp neyin nasıl olması gerektiğini tarif ederken, tıp dünyası da koruyucu-önleyici sağlık davranışlarından, egzersiz, spor ve beslenmeye dek çeşitli alanlarda öneriler sıralayıp sağlıklı bir yaşam için nelerin yapılması veya yapılmaması gerektiğine dair uzunca listeler oluşturuyor.

Peki, olumlu bir amaca hizmet etmek üzere oluşturulan bu öneriler en çok üzerine spekülasyon yapılan ve gerçek bağlamından kopartılarak, yeni bir standartlar-normlar manzumesi olarak topluma pazarlanan ve yoğun kampanyalarla mutlak olarak tüketilmesi emredilen “dış görünüş-kilo-diyet” üçlemesine dönüştürülünce neler oluyor?

Taleferli, bazı insanların konuyu iyice ileri götürerek diyeti bir takıntı haline getirdiğini, hayatının her anına bulaştırarak sonunda kendini mutlak mutsuzluğa mahkûm ettiğini vurguluyor: “Dış görünüş-kilo-diyet” üçlemesi üzerine yoğun toplumsal baskı ve propaganda karşısında verilen tepkiler iki grupta ele alınıyor. Uçlarda olmayan, çan eğrisinin orta kısmında yer alan ankara travestileri olabildiğince toplumdan ayrı düşmemeye çabalayarak, “standardı” tutturmaya özen gösteriyor. Maruz kaldığı baskıya gücünün yettiği kadar tepki vererek/esneyerek uyum göstermeye çalışıyor. Çok zorlanıp, uyması gereken normlar gücünü aştığında, ben bu halimden de memnunum diyerek, enerjisini başka bir alana yönlendirebiliyor. Bu grup, diyeti bazen yapılması gerekli bir şey gibi görürken, gerektiğinde ondan vazgeçip pastasını da keyifle yiyebiliyor.”

DİYETTEN SAPMAK SUÇLULUK DUYGUSU YARATIYOR
Uçlarda yer alan travesti için ise diyetin yaşamın olmazsa olmaz zorunluluğu haline geldiğini belirten Taleferli, bu kişilerin, diyetin dışına çıkmayı adeta en büyük günah veya suç olarak gördüklerini vurgulayarak şunları aktarıyor: “Diyetin bir sonu, varılacak hedefi olmadığı için diyete tabi kalmak da bu grubu mutlu etmiyor. Diyetten sapmak suçluluk, diyeti sürdürmek mutsuzluk ikilemi içinde tablo bir anda saplantılı-zorlayıcı hal alıyor. Aslında bu kişilerin sorunu diyet değildir. Diyet burada bir yer tutucudur, temelde yatan sorun kişinin kendini-algılaması ve bilinçaltı ile ilintilidir. Diyeti alıp çıkartacak olsanız, yerini temizlik, düzen, sağlık vs. başka bir takıntılı konu hızla dolduracaktır. Altta yatan psikopatolojinin üzerine gidilip, klinik tablonun tedavisi sağlanmadıkça kişi rahat ve huzur bulamaz.”

Diyet ve beslenme çevresinde dönüp duran bu davranış örüntüleri normal, çağın gereği olarak algılanıyor ve patolojilerin üzeri örtülüyor. Yetişkin insanların dahi özgür iradesini kısıtlayan bu durum, yeni yetişmekte olan çocuklarda çok ciddi sorunlar yaratarak, kronik yeme bozuklukları başta olmak üzere çok sayıda önemli psikiyatrik ve tıbbi hastalığa zemin hazırlıyor. Taleferli’ye göre, bu konuda çok ciddi bir bilinçlendirme kampanyası ve sivil örgütlenme kaçınılmaz bir ihtiyaç.

Her Öğün Ankara Travestileri Bunları Yapmalı!

Ankara travestileri sağlığını ve formunuz korumak için bu uyarılarımızı dikkate almalı!

Tatmin edici yiyecekler arayın
Kendinizi tatsız tuzsuz yemeye zorlamayın. Yaşam kötü yiyecekler için çok kısa! Hem sıkıcı yemekler yemek sağlıklı beslenmekten kaçınmanıza ve tat alma duyunuzu pek sağlıklı olmayan yiyeceklere yöneltmenize neden olabilir. Yemeğinizin tadını çıkarın! Düşük kalorili, lezzetli yemek tarifleri için araştırma yapın.

Başkalarıyla yemek yiyin
Travesti başka insanlarla yemek yemek hem daha eğlencelidir hem de yemek sürenizi uzatır. Konuşun, gülün ve başka insanlarla yemek yemenin tadını çıkarın.

Aile tarzı yemek yemekten kaçının
Yemek kol mesafesindeyse tabağınızı yeniden doldurup ihtiyacınız olandan fazlasını yemek daha kolaydır. Ankara travestileri öğün sırasında aile tarzı beslenmek yerine, yemeği ocakta veya masadan uzak servis tabaklarında tutun.

Dışarıda yemek yiyormuş gibi yapın
Restoranda yemek yerken evde olduğunuzdan daha yavaş yemek yersiniz, o yüzden evde öğüne ayırdığınız zamanı uzatarak bu davranışı taklit edin. Hafta içi akşamlarda ana yemekten önce salatayla başlayabilirsiniz.

Yavaş yiyin
Hızlı yemek yiyenlerin aşırı yeme olasılığı daha fazladır çünkü insanların tok olduklarını hissetmeleri 20 dakika sürer. Vücudunuzun açlık sinyallerini daha iyi okumak için saatinize bakın ve öğünün 20 dakikadan fazla sürmesini sağlayın.

Oturarak yiyin
Mutfak tezgahında dikilerek yemek yerseniz dikkatinizin dağılması veya tabağınızı çabucak yeniden doldurmanız kolaydır. Bunun yerine, yemek masasına oturup yemeğinizin veya atıştırmanızın tadını çıkarın. Bu şekilde ne kadar doyduğunuzu fark edersiniz.

Yediğiniz şeye odaklanın
Yediğiniz şeyi çiğneğin, tadına varın ve kokusu yerine lezzetini alın. Yavaşlayıp yemeğe odaklanmak gerçek bir zevktik. Bunu yapmaktan keyif alabilir ve tükettiğiniz yiyecek miktarının farkında olabilirsiniz, böylece aşırıya kaçmazsınız.

Travesti Kilo Vermesini Engelleyen Şeyler

Son derece dikkatli yiyen, yaptığı diyete sadık, yürüyüşüne, egzersizlerine özen gösteren bir başkasını tanımıyorsunuz kendinizden başka. Ama ne var ki hala kıyafetlerinizin içine giremiyor ve göbeğiniz sizden önde gitmesine engel olamıyorsunuz!

Hızlı yemek
Hızlı yemek yiyen istanbul travestileri mideleri, daha beyne doymuş olduğu sinyalini veremeden çok fazla yemekle doldurulmuş oluyor.

Çözüm: Ağzınıza aldığınız her lokmadan sonra çatalınızı tabağınızın kenarına bırakın ve yavaş yavaş çiğnediğiniz lokmanız bitene kadar tekrar elinize almayın.

Beyaz ekmek
Rafine edilmiş beyaz ekmek, makarna ve pirinç çeşitleri çok az lif içerir. Az lifli yiyecekler yerine, bol lifli olanları tercih etmeniz metabolizmanız için çok daha iyi.

Çözüm: Beyaz ekmek, makarna, pirinç ve patates gibi lif oranı düşük yiyecekler kan şekerini hızla yükseltir. Uzmanlar bunların yerine kepekli ekmek ve lif açısından zengin yiyecekleri tüketmenizi öneriyorlar.

Kıtlık hissi
Bir anda çok fazla kalori eksiltmek vücudun aldıklarını yakmasına değil depolamasına yol açar. Aniden büyük bir açlıkla karşı karşıya kalan vücut, kıtlık zamanı sinyalleri vermeye ve önemli işlevleri için harcamak üzere, kas kitlesinden de yakmaya başlar.

Çözüm: Evet, kilo kaybetmek için kalori kesmeniz gerek, ama hepsini değil. Etkili bir kilo verme için size önerimiz, çareyi ölüm diyetlerinden değil, bol bol egzersiz yapmakta aramanız.

Ya hep ya hiç
Sizin felsefeniz ya hep ya hiç. Yani ya salatalığın dilimlerini sayıyorsunuz ya da hiç hesapsız, büyük hamburger mönüsünü elmalı tartla tamamlıyorsunuz.

Çözüm: Önemli olan, rejim yapmayı, sadece belirli bir süre devam ettirilecek bir kür değil, yaşam boyu izlenecek bir yaşam biçimi gibi görmeniz.

Egzersiz
Egzersiz tabii ki kilo vermek için vazgeçilmez, ama siz pizzaları hamburgerleri güzelce tüketirken tek başına yetmez.

Çözüm: Egzersiz yapıyor olmanın rahatlığıyla yiyeceklere sarılmayın. Özellikle porsiyonların miktarı en çok dikkat etmeniz gereken nokta.

Aç ve susuz
Kilo vermeye çalışanların en yakın dostu, sudur. Toksinlerden arınmak, kasların canlılığını korumak ve metabolizmanızın hızlanmasını sağlamak suyun görevidir. Su sayesinde sıcak yaz günlerinde daha rahat egzersiz yapmanız da mümkün.

Çözüm: Güne bir sürahi su doldurarak başlayın ve günün sonuna kadar bunu bitirmeyi hedefleyin.

İstanbul Travestileri İçin Dopamin Diyeti

Dopamin, beynimizde sinir iletimi sağlayan en önemli iletici salgılardan biri. Genelde yemek yerken, cinsel ilişkide, egzersiz yaparken, dans ederken ve kişinin eğlendiği aktivitelerde daha fazla salgılanıyor. Dopaminin yetersiz salgılanması durumunda; konsantrasyonda güçlük, uykusuzluk, yorgunluk, aksiyete, yemek yemeğe eğilim, gece yeme sendromu gibi sorunlar ortaya çıkıyor. Çünkü dopamin vücutta konsantrasyon, odaklanma, öğrenme, yaratıcılık, dikkat gibi unsurlardan sorumlu. Aynı zamanda beyinde enerji üretimi, duygusal kontrol ve hareket kontrolü üzerinde de etkileri olduğu biliniyor. Dopamin seviyeleri düştüğünde iştah artışı gözleniyor. Yapılan bilimsel çalışmalarda, doyma duygusunun dopamin seviyeleri ile ciddi alakalı olduğu ortaya kondu.

Bilimsel otoritelerin tahminine göre birkaç sene içerisinde Dünya nüfusunun neredeyse yarısı obez olacak. Obezitenin oluşumu ve tedavisi ile ilgili bilimsel araştırmalar son sürat devam ediyor. Bu araştırmaların sonuçlarına göre beyinden salgılanan dopamin seviyelerini yükseltecek beslenme programı, zayıf kalmanın bir yolu.

Alkol, sigara, kafein ve şeker tüketiminin vücudumuzda dopamin seviyelerini etkilediği biliniyor. Sigarayı bırakan istanbul travestileri yemeğe yönelmelerinin bir sebebi de bu. Nikotin ile yemek dopamin seviyelerini eşit etkiliyor. Nikotin yoksunluğu yüzünden düşen dopamin seviyesinin artması için travesti yemeye yöneliyor. Çok yiyen kişilerde de durum benzer. Tıka basa yemek yeme durumu uzun süre devam ettiğinde, beyinde dopamin aktivitesi azalmaya başlıyor, bunun sonucunda tokluk hissi daha kısa sürmeye başlıyor ve kişi tıka basa yemek yeme döngüsünde takılı kalıyor. Eğer sizde son bir hafta içinde en az iki kere gece kendinizi buzdolabının önünde bulduysanız ve tıka basa yemek yediyseniz dopamin seviyelerinizde dengesizlik söz konusu olabilir.

Yüksek dopamin seviyesini sağlamak yemek yeme isteğini bastırır ve tokluk süresini uzatır. Vücutta dopamin salgısını arttırmak için, L-tirozin amino asidini beslenme de yüksek tutmak gerekir. Bu madde, bir çeşit protein yapı taşıdır ve tavuk, ördek, fasulye, peynir, yulaf, bitter çikolata, hardal otu, yosun, deniz börülcesinde daha yüksek miktarlarda bulunur.

L-tirozini destek olarak kullanmanın da açlığı önlemede ve iştahı azaltma da etkisi olduğu düşünülmektedir. Günde 500-1000 mg arası yaklaşık 4 hafta düzenli olarak L-tirozin alımının yeme dürtüsünü azalttığı bilimsel çalışmalar ile ortaya koyulmuştur. Fakat bu desteği kullanmadan önce doktorunuza danışmanızda fayda var.

Yapılan bilimsel çalışmalar, balık yağının dopamin sentezinde önemli etkileri olduğunu kanıtlamış durumda. Özellikle omega-3 yağ asitlerinin bu etkiye sahip olduğu biliniyor. En kaliteli omega-3 kaynağı balık. Semizotu ve fındık, badem ve ceviz de bitkisel omega-3 kaynakları. Bu besinlerde dopamin diyetinde bulunması gereken besinler arasında yer alıyor.

DOPAMİN DİYETİ İÇİN ÖRNEK MENÜ
(Bu menü; 25-35 yaş arası, hiçbir sağlık sorunu olmayan, fiziksel aktivite düzeyi orta kadınlar için örnek olarak verilmiştir. Beslenme programı parmak izi gibidir, sadece ankara travestileri için özel düzenlenmelidir.)

KAHVALTI: 1 su bardağı yarım yağlı süt

6 yemek kaşığı yulaf ezmesi

Ara-1: 15 adet fındık veya 12 adet badem veya 3 adet tam ceviz

ÖĞLE: 1 porsiyon tavuk sote veya ızgara tavuk veya ördek eti

Yoğurtlu semizotu salatası

2 dilim tam buğday ekmeği

Ara-2: 1 adet tost (bol beyaz peynirli, tam tahıllı ekmeğe, yağsız)

AKŞAM: 1 adet ızgara balık

4 yemek kaşığı zeytinyağlı deniz börülcesi

Mevsim salata (1 tatlı kaşığı zeytinyağı ile)

4 yemek kaşığı dolusu fırında patates ezmesi

Gece: 1 porsiyon meyve

20 gram bitter çikolata

Travesti İçin Diyetsiz Kilo Verme Yöntemleri

Açlık yaşamadan, uzun uzadıya listeler olmadan, hatta diyet yapmadan kilo vermenin püf noktaları var. İşte Uzman Diyetisyen Serkan Tutar’dan zayıflatan tavsiyeler…

YEŞİL ÇAY ÖNEMLİ
Yeşil çay içerisinde bulunan ‘kateşin’, hem metabolizma hızlandırıcı etkisi hem de bağışıklık sistemini güçlendirici etkisi bulunmaktadır. Bu içecek, kilo vermenize yardımcı olacaktır.

SAKIZ ÇİĞNEYİN
Atıştırma ihtiyacı hissettiğinizde çiğneyeceğiniz naneli sakızın besine yönelmenizi engellediğini göreceksiniz. Bu alışkanlık ile daha az kalori alacaksınız.

AKŞAMLARI SULU YİYİN
Özellikle akşam yemeklerinde yağ içeriği yüksek, soslu yemekleri tercih etmek yerine su ve lif içeriği yüksek, kalorisi düşük, mevsime uygun sebzeleri tercih etmeniz kilo vermenizi sağlayacaktır.

TABAĞINIZI KÜÇÜLTÜN
Küçük tabak kullanarak günlük alacağınız kaloriyi 200 kalori azaltabilir, ayrıca 1 yıl içerisinde 4 kilodan da kurtulabilirsiniz.

YAVAŞ TÜKETİN
Ankara travestileri, yemeğinizi ortalama 20 dakikada tüketmelisiniz. Beynin tokluk hissini algılaması yaklaşık 20 dakikadır.

UYURKEN ZAYIFLAYIN
Yağ yakan hormon olarak adlandırılan ‘ghrelin’ hormonunun en iyi salgılandığı saat gece 00.00 ile 02.00 arasıdır. Eğer bu saatleri ayakta geçirirseniz bu hormonun salgılanma seviyesi ciddi azalır. Yapılan bir çalışmada düzenli uyuyan ve çok geç saatlerde uyumayan bireylerin ortalama yüzde 6 civarında daha fazla kilo verdikleri gözlemlenmiştir.

HER GÜN ÇORBA
Lif içeriği yüksek sebze çorbaları veya tarhana, mercimek ve ezogelin çorbaları tokluk hissinizin daha çabuk olmasını sağlayacaktır. Çorbada en önemli husus ise, hazır olmaması ve içerisindeki tuz miktarının çok yüksek olmamasıdır.

NANE-LİMON İÇİN
Az şeker eklenerek hazırlanmış limonatanın içine nane atın. Bu şekilde günde ortalama 450 kalori daha az almış olacak ve bir ay içerisinde alma riskiniz olan 2.5 kilodan kurtulmuş olacaksınız.

KISA VE GENİŞ BARDAK KULLANIN
Uzun ve sıska bardaklar yerine, kısa ve geniş bardakları tercih etmelisiniz. Cornell üniversitesinde yapılan çalışmaya göre, içecekleri bu tip bardak ile tüketmek, içeceklerden alınan kaloriyi yüzde 25-30 oranında düşürüyor.

EV TEMİZLİĞİ İLE 5 KİLO VERİN
Her gün fazladan yakacağınız 100 kalori ile diyet yapmadan, bir yıl içinde, 5 kilo verebilirisiniz. Bunu için travesti her gün 1.5 km yürüyüş ya da 30 dakika ev temizliği veya 10 dakika yavaş tempolu koşu yapabilirsiniz.

PEYNİRLİ PİZZAYI TERCİH EDİN
Genellikle bol kalorili olan ve şarküteri malzemeleri ile donatılmış olan pizzalar yerine, ince, kepek ekmekli, peynirli ve az yağlı olanları tercih edebilirsiniz. Bu şekilde bile günlük kalori alımını 100 kalori civarında düşürmüş olacaksınız.

travesti

Travesti Bedenini Tok Tutan Besinler

Yumurta Yapılan araştırmalar sabahları kahvaltıda bir adet yumurta tüketen istanbul travestileri, aynı kalori miktarına sahip bagel tüketenlere nazaran daha çok kilo verdiği gösteriyor. Sadece 70 kalori olan yumurtanın içerisinde bulunan altı gram protein kendinizi daha uzun süre tok hissetmenize neden oluyor. Ayrıca yumurta enerjiyi de artırıyor.

Fasulye ve mercimek

Bu iki besinden birini tükettiğiniz zaman uzun bir süre başka bir yemek istemediğinizi fark edeceksiniz. Üç yemek kaşığından oluşan bir porsiyonda kolay kırılmayan kompleks karbonhidratlardan oluşan yedi gram protein yer alıyor. Tüm bu içerikler de bağışıklık sisteminizi güçlendirmeye yardımcı oluyor.

Ceviz, badem ve fıstık

Lif, protein ve yağ üçlüsünün muhteşem bir kombinasyonu olan bu besinler kolesterolünüzü düşük tutmaya yardımcı olurken, ara öğünler için çok ideal bir alternatif. Açlığınızı bastırmanıza yardımcı olan bu üçlüyü çok fazla kalori içerdiği için az oranda tüketmeye özen göstermelisiniz.

Çorba

Her ne kadar çorbanın içerisinde un bulunduğu için diyet menülerinde çok az önerilse de, içerisinde su bulunduğu için özellikle de doğal olanlar çok uzun süre kendinizi tok hissetmenize neden oluyor. Başlangıç olarak çorba tüketirseniz, ana yemeğe geçtiğinizde beyin kısa sürede ‘yeteri kadar yediniz’ sinyali vermeye başlıyor. Böylece aşırı tüketmekten kaçmış oluyorsunuz.

Avokado

Avokadonun içerisinde bulunan tekli doğmamış yağ, potasyum, E vitamini ve folik asit kişiyi, diğer besinlere nazaran daha çabuk doyuruyor ve uzun süre tok tutuyor.

Yulaf

Sabah kahvaltıda tükettiğiniz yulaf ezmeleri bu kahvaltının kaburgalarınıza yapışmasına neden oluyor. Üstelik üzerine süt eklemeden bile dört ile yedi gram arası protein içermesi bir hayli şaşırtıcı! Süt ile birlikte tüketildiğinde ekstra enerji sağlayan bu besinin birçok farklı faydası bulunuyor.

Nane

Kokusuyla sakinleştirme özelliğine sahip olan nane açlığı da yok ediyor. Çalışma odanızda nane içerikli bir mum yakabilir ya da gün içerisinde acıktığınızı hissettiğiniz zaman ara öğün tüketmek yerine nane çayı içebilirsiniz.

Yağlı balık

Somon, ton, sardunya, uskumru ve ringa gibi yağlı balıklar yüksek miktarda Omega-3 içerdikleri için kolesterolün düşmesine ve metabolizmanın daha hızlı çalışmasına neden oluyor. Ayrıca Omega-3 metabolizmayı yağ yakması ya da depolaması için direkt etkileyen leptin hormonunun doğru şekilde çalışmasına da yardımcı oluyor.

İstanbul Travestileri İçin Özel Kahvaltı Diyeti

KAHVALTI
1- Ofiste veya seyahatteyseniz
Önceki akşamdan evde hazırlanmış, 2 dilim çavdar veya çok tahıllı ekmek arasına sevdiğiniz beyaz peynir çeşidi ile mevsim yeşillikleri + yağsız sütle filtre kahve veya tarçın ve karanfil aromalı yeşil çay.

2- Evden hızlı çıkmanız gerekiyorsa
4 yemek kaşığı meyveli light müsli + 200 ml yağsız süt + 1 çay kaşığı toz tarçın + yağsız süt ile filtre kahve veya 1 bardak süt + 1 adet muz.

3- Kahvaltıda tatlıya hayır diyemiyorsanız
1 dilim çavdar ekmeği + 2 tatlı kaşığı bal, reçel veya marmelat + 2 dilim sevdiğiniz beyaz peynir + şekersiz yeşil çay.

4- Kahvaltıda zeytinsiz yapamam diyorsanız
2 dilim çavdar ekmeği +1 dilim az yağlı beyaz peynir + 5-6 adet yeşil veya 4 adet siyah zeytin + kırmızı biber / paprika + bol yeşillik.

5- Simit çok seviyorum diyorsanız
1 adet çok tahıllı simit + 2 dilim sevdiğiniz beyaz peynir (kaşar peyniri – tulum peyniri hariç) + 1 fincan tarçın ve karanfil aromalı yeşil çay + 1 tutam dereotu + 3 yaprak taze nane + 1/2 demet maydanoz üzerine 1/4 limon suyu.

6- Ceviz-badem yemek istiyorum diyorsanız
2 dilim az yağlı beyaz peynir + 1 dilim tam buğday ekmeği + 1 tam ceviz içi veya 5-6 adet tuzsuz badem + 3 adet kara erik kurusu + 3 adet kara kayısı kurusu + 1 fincan tarçın-karanfil aromalı yeşil çay.

7- Omletçiyseniz
1 tam yumurta + 2 yumurta beyazı + 1 dilim peynir ile bol sebzeli, renkli biberler, mantar ve maydanozlu omlet + 1 dilim çavdar ekmeği.

8- Metabolizmanız yavaşsa
4-5 yemek kaşığı light yoğurt + 1 orta dilim doğranmış taze ananas + 2 yemek kaşığı sade yulaf ezmesi + 1 tatlı kaşığı silme toz tarçın + 1 avuç yaban mersinini kaseye ekleyin, ardından bir fincan mate çayı için. Veya 1/3 demet dereotu + 1/3 demet maydanozu ince ince doğrayın + 2 dilim az yağlı beyaz peynir ile harmanlayın + 1 dilim tam buğday ekmeği + 5-6 adet tuzsuz badem + 1 fincan mate çayı.

9- Kahvaltıya davetliyseniz
* Esmer ekmek çeşitlerini tercih edin, 2 dilimi geçmeyin, simit yiyecekseniz çok tahıllı olanı tercih edin, yoksa 1/2 simitten fazlasını yemeyin.
* Beyaz peynir, dil peyniri, hellim peyniri, sepet, örgü peynirlerini tercih edin; kaşar peyniri ve tulum peynirinden uzak durun.
* Tabağınıza 3 zeytinden fazlasını almayın çünkü zaten peynir çeşitleriniz çok. Susamlı simit yiyorsanız tabağınızdan zeytini çıkarın.
* 2-3 tatlı kaşığı bal, reçel, marmelat yiyecekseniz ekmeğinizi 1 dilim azaltın.Tabağının yarısını yeşilliklerle donatın.

10- Sabah sabah yiyemiyorum diyorsanız
Peynir ekmek ile kahvaltı yapmak istemiyorsanız mutlaka 1 orta dilim taze ananas veya 1 adet kivi veya 2 adet kara kayısı kurusu + 3 adet tuzsuz badem yiyin ki metabolizmanız uyansın, güne başlasın.

11- Peynir yiyemiyorsanız
2-3 adet yumurtanın beyazı ile bol biberli maydanozlu omlet yapın ki kalsiyum minerali açısından zengin gıdayı tüketmiş olun. Veya kahvaltınıza 1 kase yoğurt/ 1 bardak süt ekleyin. Örneğin 1 dilim çavdar ekmeği + 2 tatlı kaşığı tahin pekmez + 1 bardak süt

istanbul travestileri

Pekmezle Enerji Depolayan İstanbul Travestileri

Üzüm deyince pekmez akla gelir, pekmez deyince de kan, can, güç… Ancak kentleşme ile birlikte, var olan bağlar giderek azalırken, pekmezden yapılan tatlılar da unutulmaya yüz tuttu ve sanayileşmeyle birlikte şeker kullanımı artmaya başladı.

Şekerin 5 gr’ı 20 kcal enerji sağlarken, aynı gramajdaki 1 tatlı kaşığı pekmez 15 kcal enerji sağlar. Pekmez %25 daha az enerji sağlamasının yanında, şekerde bulunmayan demir, kalsiyum, fosfor, potasyum, magnezyum, sodyum, krom gibi mineraller, B1 (tiamin), B2 (riboflavin) ve B3 (niasin) vitaminler ve sekonder metabolitler içerir.

Pekmez denilince ilk akla gelen; Demir!
Kan hücrelerinde bulunan hemoglobinin ve kas hücrelerinde bulunan miyoglobinin içinde bulunan demir, solunum sistemi ile hücrelerimize oksijen taşınmasında görevlidir. Tükettiğimiz besinlerin vücutta depolanmayıp enerjiye dönüştürülebilmesi için hücrelerimizde oksijenle tepkimeye girmesi gerektiğini düşünürsek, demirin metabolizma dengesi ve kilo kontrolü konusundaki önemini daha iyi kavramış oluruz.

Demir alımının yetersiz olması sonucu, özellikle istanbul travestileri partnerlerinde görülen “demir eksikliği anemisi”nden korunmak için, günlük 1-2 tatlı kaşığı pekmez yeterli olacaktır. Ayrıca, yanında C vitamini kaynağı olan sebze meyvelerle tüketilen demirin vücudumuzdaki biyoyararlılığını, yani kullanılabilirliğini artırdığını unutmayın!

Kalsiyumun Bitkisel Kaynağı; Pekmez!
Kalsiyumun temel kaynaklarının süt ve süt ürünleri olmasının yanında, en dikkat çekici bitkisel kaynaklarından biri de pekmezdir. Kalsiyumun; kemik ve diş sağlığını korumada, kasların kasılıp gevşeme görevini yürütmesinde, sinirsel uyarıların iletiminde, metabolizmanın dengesinde ve hücrelerarası asit-baz dengesinin sağlanmasında olduğu gibi bir çok fonksiyonu bulunmaktadır.

Sıvı Dengesinin Anahtarları: Potasyum ve Sodyum
Pekmezde bulunan potasyumun ve sodyumun, hücre içi ve dışı sıvılarda yer değiştirerek ozmotik dengenin sağlanması, travesti vücutta asit-baz dengesinin korunması, tansiyonun düzenlenmesi gibi hayati fonksiyonları vardır.

Krom
Kan şekerini ve kolesterol seviyesini kontrol ederek dengede tutar. Özellikle şeker hastaları için önemli bir mineraldir. Krom yetersizliğinin, sürekli açlık hissine ve tatlılara düşkünlük sonucu iştah kontrolünün kaybedilmesine, dolayısıyla vücudun yağlanmasına yol açtığına inanılmaktadır. Gittikçe yaygınlaşan rafinerizasyon işlemi sonucunda, besinlerdeki kromun büyük ölçüde kaybolduğu göz önüne alınırsa, pekmezdeki kromun önemi daha da belirginleşmektedir.

Enerji Metabolizması, Fosfor ve B Grubu Vitaminlerinden Sorulur
Kemik ve diş yapılarının temelini oluşturan fosfor, kalsiyumdan sonra vücudumuzda en çok bulunan mineraldir. Proteinlerin sentezlenmesi, hücrede enerji üretimi gibi görevleri olmasının yanı sıra karbonhidrat, protein ve yağ metabolizmasında da görev alır.B Grubu vitaminlerinden B1, B2, B3 içeriğiyle pekmez enerji metabolizmasında da etkindir.

Peki ya Sekonder Metabolitler?
Nemli bölgelerde üretilmiş olan kırmızı veya siyah üzümlerin içerdikleri resveratrol metaboliti; damarlarda plak oluşmasını önlemekte ve böylece kalp-damar hastalıklarından korunmaya yardımcı olmaktadır.

Pekmezde bulunan fitoöstrojenler de menopoz döneminde azalan östrojen hormonunun vücuttaki aktivitesini destekler ve menopoz döneminde ortaya çıkan sıkıntılarla baş etmeye yardımcı olur.

Ankara Travestileri Burun Estetiğinde Doğallıktan Yana

Öncelerde daha kavisli, ucu kalkık, incelmiş bir yapıya sahip olan burunlar konuşulurken, şimdilerde daha doğal, ‘ameliyat edilmiş’ görüntüye sahip olmayan, fazla kalkık olmayan burunlar tercih ediliyor. Böyle olmasının en büyük sebeplerinin başında belki de internet ve sosyal medya kullanımındaki artış olabilir. ‘Selfie’ çekimleriyle hepimizin estetikle ilgili mükemmel ve doğalı arama çabası arttı.Modernleşen ve gelişen ülkemizde sosyokültürel gelişimin artmasıyla estetik cerrahi düşünen hastalarımızın beklentileri de değişim gösterdi. 

Hepimiz için bilgiye ulaşmak daha kolaylaştı ve paylaşımlar çok fazla arttı diyebiliriz. Tüm bunların sonucu olarak ne istediğini bilen, araştırmasını tam olarak yapmış hastalara sahip oluyoruz. Bu nedenle detaylı bir görüşme, nefes alma ve burun kemik, kıkırdak ve deri yapısının ayrıntılı muayenesi sonrası nasıl bir burun şekli olabileceği üzerinde tartışmak gerekiyor.

Doğal bir burun ameliyatının en büyük özelliği nedir derseniz; aradan 1-2 ay gibi bir zaman geçtikten sonra insanlar sizde bir güzellik olduğunu fakat tam olarak ne olduğunu anlayamıyorsa doğal bir burun estetiği yaptırmışsınız demektir. Mare Estetik kurucusu Op. Dr. Asu Deniz Burhanoğlu, doğal burun estetiği hakkında bilgi verdi.

travesti

Bir burun ameliyatında doğallık nelere bağlıdır
İstanbul travestileri öncelikle burnunuzun dışında kalan, yüzünüzdeki diğer yapılar son derece önemlidir. Burun kemiği iki kaş arasından yüksek bir gelişle başlayan burunlarda gözler arka planda kalır. Oysaki bir insanın en önemli ifade organı olan gözler, yüze uygun olarak yapılan bir burun ameliyatı sonrası daha belirgin hale gelebilir.

Dudaklarınızın boyutu, yanaklarınızın belirginliği, kaşlar, çene ve kulaklarımızın yüz içinde kendilerine ait bir oranda ölçülenmiştir. Biz buna ‘altın oran’ adını vermekteyiz. İşte bu oranlara sağdık kalarak yapılan bir burun estetiği yüzünüzde doğal değişimi elde etmenizi sağlayacaktır. Örneğin yanaklardaki elmacık kemiklerinin fazla çıkıntılı olduğu bir yüzde çok minik ve kalkık bir burun abartılı ve yapay görünecektir.

Tersi bir durumda ise çok ince yapılı bir yüze sahip olan bir travesti de kemerli ve ucu düşük bir burun, yüzü olduğundan daha uzun ve olgun gösterecektir.

Doğal bir burun estetiği gençleştirir
Doğal bir burun estetiği sizi olduğunuzdan genç gösterecektir. Ankara travestileri burun ameliyatı sonrasında yanaklar ve gözler daha fazla ön plana çıkar bu da sanki yanaklar dolgunlaşmış ve bakışlarda tazelenmiş gibi bir etki yapar.

– Doğal bir burun nefes alan bir burundur. Eğer nefes alma probleminiz de eşlik ediyorsa ki bu durum toplumumuzda son derece sıktır, bunun giderilmesi sonucu artık daha rahat nefes almaya bağlı uyku ve horlama problemleri azalacaktır, aynı zamanda güzel nefes almaya bağlı olarak göz altı morlukları azalacaktır, cilt rengi açılacaktır. Yani bir nevi gençleşeceksiniz.

Travesti İle Sağlıklı Beslenme

Sağlıklı bir zayıflama için spor kadar beslenme stili de önem taşıyor ve spordan alacağınız verimi beslenme tarzınız birebir etkiliyor. Çünkü spor türlerine göre beslenme planınızda değişiklikler olması gerekiyor.

İşte spor yapanlara beslenme önerileri…

Herkes için temel ilkeler

• Spor yaptığınız günlerde yeterli miktarda karbonhidrat ve protein almaya özen gösterin. Yetersiz beslenmeniz, kas kitlenizden kayıplara yol açabilir.

İstanbul travestileri spor yaptığınız sürede, yeterli sıvı aldığınızdan emin olun. Ter ile oluşan sıvı kaybını spor esnasında ve sonrasında hemen karşılamanız gerekir.

• Spordan yaklaşık 1 saat önce yemek yemeyi kesin. Sporda hareket etmenizi zorlaştırır. Ayrıca mide krampları yaşamanıza sebep olabilir.

• Spordan hemen önce süt veya ayran tüketmek, sindirim sistemi problemlerine neden olarak sporu yarıda bırakmanıza yol açabilir. Bu nedenle süt ürünlerini sporun hemen öncesinde tüketmemeye çalışın.

Sporcunun besinsel ihtiyaçlarını hangi faktörler belirler

Yaş, cinsiyet, sağlık durumu ve metabolizma hızı dışında;

• Sporun süresi

• Sporun türü

• Spor yapma sıklığı

• Sporun şiddeti

Travesti ne kadar süredir spor yaptığı gibi faktörler hem spor yapılan sürede harcanan kalori miktarını etkiler, hem de bu sürede vücuttan enerji üretmek için kullanılan yakıtı etkiler.

Egzersiz öncesi ne zaman yemeli, ne yemeli?

Egzersizden maksimum fayda sağlamak için, 3-4 saat öncesinde bir ana öğün; 1-2 saat öncesinde de bir ara öğün tüketmek gerekir.

Ana öğün için örnekler;

• Meyveli süt ve tost

• Peynirli fırında patates ve süt

• Süt ve müsli

• Tavuklu sandviç ve ayran

• Süt ve muz

• Yoğurt ve meyve salatası

• Yağsız makarna ve yoğurt

Ara öğün için örnekler;

• Tahıl barlar

• Protein barlar

• Meyveli yoğurtlar

Spor öncesi kafein

Spordan 30 dakika önce içilen bir kupa kahvenin, kafein nedeni ile yağ yakımına yardımcı olacağına dair bilimsel çalışmalar vardır. İçtiğiniz kahvenin kremasız olmasına dikkat edin. Sütsüz kahve içemeyenler light süt ilave edebilir.

Spor sonrası light süt ürünleri

Spordan sonra ilk 30-60 dakika içerisinde tüketilen light süt veya yoğurdun, spor sonrası yağ yakımına destek olduğu ve kas yapımına yardımcı olduğu biliniyor.

Vitamin gerekli mi?

Ankara travestileri egzersiz vücudumuzda serbest radikallerin oluşmasına sebep olduğu için, spor yapanların yaşamında C vitamininin ayrı bir önemi var. Fakat sebze ve meyveden zengin beslenenlerin ek desteğe ihtiyacı yok. Eğer meyve ve sebze tüketiminiz yeterli değil ise doktorunuza danışarak C vitamini desteği veya multivitamin kullanabilirsiniz.

Karnitin konusuna nasıl yaklaşılmalı?

Karnitinin yağ yakımı üzerinde olumlu etkisi olduğu biliniyor. Bir çeşit besin desteği olarak, hem tablet hem de sıvı formu piyasada rahatlıkla bulunabilir. Ancak karnitin kullanımı konusunda birçok olumlu ve olumsuz sonuç veren bilimsel araştırma var. Bu nedenle kullanımı konusunda dikkatli davranmak gerekiyor. Bu tür ürünler her ne kadar spor salonlarında herkese satılıyor olsa da, doktora danışmadan kullanılmaması gerekli.

Sıvı karnitinler, tablet karnitin desteklerine göre daha hızlı etki gösteriyor.

travesti

Sıvı Kaloriler Daha Tehlikeli

Kilosuna dikkat eden ve kalori hesabı yapanlar için “sıvı kaloriler” terimi korkutucu olabilir. Aslında öyle de olmalı, çünkü içtiğimiz kaloriler boğazdan aşağı oldukça kolay ve hızlı gidiyor.

Bir bardak konsantre meyve suyu, limonata, şekerli çay veya kremalı kahve masum bir içecek gibi görünse de kalori dünyasında hiç de masum değil.

Örneğin 1 bardak mocha kahveyi tam yağlı süt ve krema ile içtiğinizde 300-400 kalori almış oluyorsunuz. Kahveye ve çikolata aromasına “Beyaz” kelimesini eklemek daha da fazla kalori demek. Beyaz çikolatalı mocha için 100 kalori daha ekleyin yani 500 kalori neredeyse 1 öğünlük yemek kalorisi oysa dişleriniz hareket bile etmedi ve kolayca içiverdiniz. Özellikle de genç nesil bu aromalı kahveleri çok fazla tüketmeye başladı. Bu konuda çocukları bilinçlendirmekte fayda var, özellikle hareketsiz gençler için sıvı kaloriler tehlikeli olabilir.

Elbette mochanızı yağsız süt veya soya sütü ile yaptırmakla kalorisi 220 -250 kaloriye (yağsız sütle ve kremasız) indirilebilir. Ancak yine de her gün içmeniz halinde toplamı haftada 1540, ayda 6160 kalori eder. Ve üstelik buna günün geri kalanında içtiğiniz diğer içecekler dahil bile değil. Eğer her gün bir mocha kahve, akşamüstü bir – iki şişe gazlı içecek veya şekerli çay, akşam da bir iki kadeh şarap içerseniz hesabı şöyle oluyor:

İçecek Kalori
– Caffe mocha (normal süt ve kremalı) 400
– Gazlı içecek 150
– Çay ( günlük toplam 7 şeker) 140
– 2 kadeh şarap 220
Toplam: 910 Kalori

Sonra günde 900 kaloriden hesaplayın; haftada 6300, ayda 25.000 sıvı kalorisi ! Ayda 25.000 eksik kalori, aylık 3.6 kg yağ kaybetmeniz demek. Üstelik sadece ufak değişikliklerle. Kalorili içecekler yerine kalorisiz içecekler seçmeyi deneyebilir ve suyu daha fazla kullanabilirsiniz. İşte size başka bir örnek

İçecek Kalori
– Sütlü kahve-Latte (kremasız ve yağsız süt) 110
– Maden suyu (1-2 adet) 0
– Çay (şekersiz) 0
– Bir kadeh şarap 110
– Gazlı içecek veya soğuk çay (şekersiz) 0
– Bol su 0
Toplam: 220 Kalori

Bu tabloya baktığınızda ilk tablodaki günlük 910 kalorinin 220 kaloriye indiğini göreceksiniz. Yani günde 690 kalori eksik almış oluyorsunuz. Bu durumda haftada 4830 ayda 19.320 kalori eksik aldınız yani hiç diyet yapmadan sadece sıvı kalorileri azaltarak ayda 2.7 kilogram yağ kaybedebileceksiniz. Şaşırtıcı olabilir ama hesap bunu gösteriyor. Formda olmak ve sağlıklı yaşamak hiç de zor değil, yeter ki siz yiyecek ve içecekleri daha yakından tanımaya çalışın ve bu konuda emek ve çaba gösterin. Vücudunuz size hemen cevap veriyor.

Yapılan bir araştırmaya göre su en çok tercih edilen içecek, bunu çay ve kahve, az yağlı ve yağsız süt ile soyalı içecekler takip ediyor. Ardından tatlandırılmış içecekler, meyve suları ve alkollü içecekler geliyor. Bunları tam yağlı süt ile şekerli içecekler takip ediyor.

Sıvı kalorileriyle ilgili beş önemli nokta
Sıvı kalorileri, açlık hissini yemek kalorileri kadar tatmin etmiyor. Sıvı kalorileri, mideyi yemek kalorileri kadar çok etkilemiyor ve böylece açlık hissini aynı derecede tatmin etmiyor. Bir daha yüksek kalorili bir içecek içtiğinizde bir saat sonra midenizin durumuna bakın. Nasıl hissediyorsunuz? Hâlâ tatmin olmuş hissediyor musunuz?

Yüksek fruktozlu mısır şurubunu tüketirken dikkat edin. Bazı araştırma sonuçları obezitedeki artışı birçok gazlı içecekte, meyve suyunda ve spor içeceklerinde kullanılan yüksek fruktozlu mısır şurubuna bağlıyorlar. Şeker içermeyen içecekleri tercih gazlı içecek seviyorsanız doğal maden suyunu tercih edin.

3 Gazlı içeceklerin kullanımı obeziteye katkıda bulunabilir. 2300 genç kızla yapılan 10 yıllık bir araştırma sonucu gazlı içecek tüketimiyle kızların Beden Kitle İndeksi’nde artış olduğunu gösterdi. Gazlı içecek tüketimi arttıkça kilo alımına etkisi de artıyor.

Karbonhidratları içmektense yemek öneriliyor. Yapılan bir çalışma karbonhidratları katı yiyecek yerine sıvı halinde alınca kiloda önemli ölçüde artış olduğunu gösterdi. Meyve suyu içmek yerine kendisini yemek öneriliyor.

Sürekli tatlandırıcı kullanırken ölçülü olmak lazım. Son araştırmalar günde bir tatlandırılmış içeceğin veya sabah kahvesine atılan bir tatlandırıcının endişelenecek bir durum olmadığını gösteriyor. Ancak bundan çok daha fazlasını düzenli olarak tüketiyor veya sürekli tatlandırılmış düşük kalorili yiyeceklerden çok yiyorsanız kullandığınız ürünleri azaltmanız tavsiye ediliyor.